Bisiklet Forum

Topluluğumuzun bir parçası olmak için hemen ücretsiz hesabını oluştur! Üye olduğunda kendi konularını açabilir, paylaşımlara yanıt verebilir ve diğer üyelerle özel mesaj yoluyla doğrudan iletişime geçebilirsin.

  • Amacımız; bilgi paylaşımının, dostluğun ve saygının ön planda olduğu, her seviyeden bisikletçinin kendini rahatça ifade edebileceği bir ortam sunmaktır. İster ilk bisikletini alan biri olun, ister yıllardır pedal çeviren deneyimli bir sürücü… Burada herkesin anlatacak bir hikâyesi, paylaşacak bir bilgisi ve keşfedecek yeni yolları vardır. Bu sekmeyi bir daha görmemek üzere kapatabilirsiniz.

Yokuş çıkarken "ölmüş gibi" olmamak için ne yapmak lazım? (Ciğeri yolda bırakanlar toplansın!)

okutan

Yönetici
Puan 18
Çözümler 1
Selamlar yokuşzedeler,

Bugün forumun en çok nefes kesen, en çok "Ulan ne işim var benim burada, satıp arabaya geçeceğim" dedirten o meşhur kabusuna çare arıyoruz: YOKUŞLAR.

İstanbul’un o bitmek bilmeyen dik rampalarında, Beşiktaş’tan yukarı çıkarken veya herhangi bir köprü bağlantısında nabzı 190’a vurup, gözünün önünden gitardan yeşil ışıklar geçen o kitle burada mı? Yokuşun ortasında bacakları titreyen, ciğerini sele borusuna bırakıp arkasından bakanlar... Gelin, şu yokuş çıkma işini "eziyetten keyfe" nasıl dönüştürürüz, işin kitabını yazalım.

1. "Kadans" Hayattır! Büyük Dişliyi Unutun​

Yokuşun altına gelip "Erkeklik bende kalsın, büyük aynakolla yardırayım" derseniz, yokuşun ortasında bacaklarınızda laktik asit patlaması yaşarsınız. Altın kural: Yüksek kadans (pedal çevirme hızı). Vitesi en hafife alın, bacakları zorlamadan, dikiş makinesi gibi hızlı hızlı çevirin. Nabzınız yükselecektir ama bacaklarınız kilitlenmez. 2026 model modern rubleler artık 34-36 dişe kadar çıktı; o dişlileri kullanmaktan çekinmeyin!

2. Aynaya Bakmayın, Yokuşun Başına Odaklanmayın​

Psikoloji bu işin %50'si. Yokuşun başına gelip "Ooo bu yol bitmez" diye yukarı bakarsanız kafa olarak direkt havlu atarsınız. Kafayı hafif öne eğin, ön tekerleğinizin 2-3 metre ilerisine odaklanın ve ritim tutun. "Şu direğe kadar, şu arabaya kadar" diyerek yolu küçük parçalara bölün. Bir bakmışsınız zirvedesiniz.

3. Oturarak mı, Ayakta mı? (Dancing)​

Sürekli ayakta (ayağa kalkarak) sürmek, vücut ağırlığını pedala vermenizi sağlar ve anlık güç üretir ama ciğeri çabuk bitirir. Doğru olan; yokuşun %90'ını oturarak ve sakin tempo çıkmak, sadece eğimin çok dikleştiği yerlerde veya bacakları dinlendirmek için kısa süreli ayağa kalkmaktır (taytın pedi boşuna yok, oturun!).

4. Nefes Ritmini Pedala Uydurun​

Yokuşta nefes nefese kalıp "köpek gibi" solumaya başladıysanız tempo yanlıştır. Nefesinizi kontrol edin. Derin nefes alıp, yavaşça verin. Her pedal dönüşüne bir nefes ritmi oturtun. Nabzı Zon 4’ün (kırmızı bölge) altında tutmaya çalışın. Eğer konuşamayacak kadar nefesiniz daralıyorsa, vites küçültün veya tempoyu düşürün.

5. Kilo Kontrolü ve "Fakir Karbonu"​

Burada pahalı bisiklet alanların kulaklarını çınlatalım; bisikleti 500 gram hafifletmek için dünyaya para dökeceğinize, kendi göbeğinizdeki 3-5 kilodan kurtulun. Yokuş çıkarken en büyük düşmanınız yer çekimi ve toplam ağırlıktır. Kendinizi hafiflettikçe yokuşların düz yola dönüştüğünü göreceksiniz.

Sizin yokuş taktikleriniz neler?
  • "Ben yokuşun altına gelince direkt bisikletten iner, yürürüm" diyen dürüst tayfa kimler?
  • Yokuş çıkarken dinlediğiniz, size ekstra 50 watt güç veren o "gaz" şarkı hangisi?
  • Şehrinizdeki en nefret ettiğiniz, "Ölüm Rampası" dediğiniz yer neresi?
Dökülün bakalım, yokuşları düz edelim!
 

Konuyu Okuyanlar (Toplam: 0, Üye: 0, Ziyaretçi: 0)

Geri
Üst