Bisiklet Forum

Topluluğumuzun bir parçası olmak için hemen ücretsiz hesabını oluştur! Üye olduğunda kendi konularını açabilir, paylaşımlara yanıt verebilir ve diğer üyelerle özel mesaj yoluyla doğrudan iletişime geçebilirsin.

  • Amacımız; bilgi paylaşımının, dostluğun ve saygının ön planda olduğu, her seviyeden bisikletçinin kendini rahatça ifade edebileceği bir ortam sunmaktır. İster ilk bisikletini alan biri olun, ister yıllardır pedal çeviren deneyimli bir sürücü… Burada herkesin anlatacak bir hikâyesi, paylaşacak bir bilgisi ve keşfedecek yeni yolları vardır. Bu sekmeyi bir daha görmemek üzere kapatabilirsiniz.

İstanbul’da bisiklet sürmek cesaret işi mi?

okutan

Yönetici
Puan 18
Çözümler 1
Selam dostlar,

Bugün yine sahil yolunda sıkıştırılınca konuyu buraya açmaya karar verdim. Bildiğiniz üzere İstanbul gibi bir megapolde "bisikletçi" olmak, sadece pedal çevirmekten çok daha fazlası; adeta bir hayatta kalma mücadelesi.

Geçtiğimiz günlerde bir yabancı forumda gördüm, adamlar "İstanbul'da bisiklet sürmek ekstrem spor kategorisine girmeli" diye dalga geçiyorlardı. Haklılık payları var mı? Maalesef var.

Kendi tecrübelerimden ve gözlemlerimden yola çıkarak şöyle bir tablo çiziyorum, siz ne dersiniz?

1. "O Yol Benim!" Diyen Magandalar​

Sağ şeritte gidiyorsun, emniyet şeridi zaten hak getire (ya park etmiş bir araç var ya da emniyet şeridinden giden bir hafriyat kamyonu). Kornaya basıp seni bariyerlere sıkıştıran mı dersin, yanından 100 km hızla geçip rüzgarıyla savuran mı... Araç sürücülerinin %80'i bisikleti hala "yolun bir parçası" değil, "ayak bağı" olarak görüyor.

2. Mazgallar ve Çukurlar (Bisiklet Katili)​

Belediyenin o dikey mazgalları tam bir kabus. Lastiği araya bir kaptırdın mı takla atman işten bile değil. İstanbul’un bitmek bilmeyen yol çalışmaları, yamalı asfaltları ve bir gecede açılan sürpriz çukurlar da cabası. Bisiklet yolu denilen yerlerin ortasından elektrik direği geçmesi konusuna hiç girmiyorum bile...

3. Yokuşlar ve Kondisyon Sınavı​

Hadi trafiği çözdün, magandayı atlattın; bu sefer karşında İstanbul'un o meşhur yedi tepesi (ve aslında binlerce yokuşu) var. Beşiktaş'tan Taksim'e veya Balmumcu'dan yukarı çıkarken ciğerini yolda bırakmayan var mı? İstanbul’da bisiklet sürmek için sadece cesaret değil, sağlam bir bacak ve ciğer de şart.

4. Ekipman Şart Ama Yetiyor mu?​

Kask, eldiven, reflektörlü yelek, gündüz bile yanan çakar lambalar... Adeta bir Noel ağacı gibi geziyoruz fark edilmek için. Ama hala "Görmedim abi" diyenlerle uğraşıyoruz.

Siz ne düşünüyorsunuz?
  • İstanbul’da bisiklet sürmek için gerçekten "deli" mi olmak lazım?
  • Hangi rotalar nispeten daha güvenli? (Sahil yolları dışında bir vaha var mı?)
  • Trafikte yaşadığınız en "hadi canım" dedirten olay neydi?
Gelin bu başlık altında İstanbul bisikletçilerinin dertlerini, taktiklerini ve hayatta kalma rehberini oluşturalım. Pedalınız düz bassın!
 

Benzer Konular

Konuyu Okuyanlar (Toplam: 0, Üye: 0, Ziyaretçi: 0)

Geri
Üst