• Amacımız; bilgi paylaşımının, dostluğun ve saygının ön planda olduğu, her seviyeden bisikletçinin kendini rahatça ifade edebileceği bir ortam sunmaktır. İster ilk bisikletini alan biri olun, ister yıllardır pedal çeviren deneyimli bir sürücü… Burada herkesin anlatacak bir hikâyesi, paylaşacak bir bilgisi ve keşfedecek yeni yolları vardır. Bu sekmeyi bir daha görmemek üzere kapatabilirsiniz.

Bisiklet alırken yaptığınız en büyük hata neydi?

okutan

Yönetici
Puan 18
Çözümler 3
Bisiklet dünyasına adım atarken (veya segment değiştirirken) hepimiz süslü pazarlama taktiklerine, parlak boyalara ya da internetteki "uzman" yorumlarına kanıp büyük paralar harcayabiliyoruz. Bisiklet forumlarında, sürüş gruplarında ve tamirci dükkanlarında en çok duyduğumuz, "Keşke yapmasaydım" denilen o devasa hataları tek bir potada erittik.

İşte bisiklet alırken yapılan, cüzdanı eriten ve spordan soğutan en büyük hatalar:

1. Kadro Boyunu Yanlış Seçmek (Geri Dönüşü Olmayan Hata)​

Bir giyim mağazasından S beden giyen birinin indirimde buldu diye XL mont alması ne kadar saçmaysa, bisiklette de bu hata o kadar büyüktür.
  • Hata: "Fiyatı çok uygundu, seleyi en aşağı indirir sürerim" ya da "Bir boy büyük olsun, gösterişli durur" diyerek yanlış kadro boyu almak.
  • Sonucu: Yanlış kadro boyu, bisikletçiye anatomik bir işkence sunar. 20. kilometreden sonra başlayan bel, boyun, diz ağrıları ve uyuşan eller yüzünden o çok beğenilen bisiklet kısa sürede balkona kilitlenir. Üstelik kadroyu sonradan büyütüp küçültemezsiniz, tek çare bisikleti satmaktır.

2. İhtiyaca Uygun Olmayan "Yanlış Bisiklet Türü" Seçmek​

Bisiklet alırken yaşanılan coğrafya ve kullanım amacı yerine estetik kaygılar veya popülarite ön plana çıktığında bu hata kaçınılmaz olur.
  • Hata: Zamanında hepimizin düştüğü o meşhur tuzak: İşe gidip gelmek, şehir içinde asfalt yolda sürmek için gidip çift amortisörlü, kalın dişli lastikli bir dağ bisikleti (MTB) almak. Ya da tam tersi; yolları köstebek yuvası gibi olan, her yeri mazgal ve çakıl kaplı bir şehirde sırf hızlı diye safkan safir karbon bir yol bisikleti seçmek.
  • Sonucu: Şehir içinde dağ bisikleti süren adam, fazladan 4-5 kilo ağırlığı ve dişli lastiklerin yarattığı sürtünmeyi alt etmek için boşuna enerji harcar, traktör sürüyormuş gibi yorulur. Yanlış arazi seçimi spordan soğutur.

3. Gereksiz "Ağır ve Ucuz" Amortisör Sevdası​

Bisikletin önünde (veya ortasında) yaylı bir sistem olması, dışarıdan bakıldığında bisikleti çok "havalı" ve konforlu gösterebilir.
  • Hata: Şehir/tur bisikleti alırken bile "Önünde amortisör olsun, çukurlarda rahat ederim" mantığıyla hareket etmek.
  • Sonucu: Giriş ve orta segment bisikletlerde kullanılan amortisörler genellikle kilitlenmeyen, ağır yağlı/yaylı sistemlerdir. Bu sistemler çukurları emmekten ziyade, siz pedala her bastığınızda aşağı yukarı esneyerek bastığınız gücü yutar. Üstelik bisiklete fazladan net 1.5 - 2 kilo yük bindirir. Düz yolda rampa çıkarken bisiklet resmen sizi geriye çeker.

4. Bütçenin Tamamını Sadece "Bisiklete" Harcamak​

Bisiklet satın alma süreci, sadece iki tekerlekli o makineyi dükkandan dışarı çıkarmakla bitmez.
  • Hata: Cebindeki 30.000 TL'nin kuruşu kuruşuna tamamını bisiklete verip, aksesuar ve güvenlik ekipmanlarına bütçe ayırmamak.
  • Sonucu: Bisikleti alırsınız ama kaskınız olmadığı için trafiğe çıkamazsınız. İlk ay içinde lastiğiniz patlar; yanınızda iç lastik, levye ve pompa olmadığı için yolda kalırsınız. Gece sürüşü için far alacak para kalmadığından görünmez olur, tehlikeye davetiye çıkarırsınız. Doğru olan, toplam bütçenin en az %20'sini kask, aydınlatma, tayt/eldiven ve temel tamir kiti için kenara ayırmaktır.

5. Vites Sayısını (Örn: 24 Vites) Kalite Kriteri Sanmak​

Bisiklet dünyasından uzak olanların en büyük yanılgılarından biri, vites sayısı ne kadar çoksa bisikletin o kadar iyi, hızlı veya kaliteli olduğunu sanmasıdır.
  • Hata: Arkadaki dişli (ruble) kalitesine veya vites sisteminin teknolojisine bakmaksızın, "Bu bisiklet 21 vites, bak buradaki 27 vites, demek ki 27 vitesli olan daha üstün" diyerek seçim yapmak.
  • Sonucu: Günümüz modern bisiklet teknolojisinde (özellikle dağ ve gravel segmentinde) artık önde tek dişli, arkada 11 veya 12 dişli olan 1x11 / 1x12 sistemler kullanılıyor. Toplamda 11 vites olan bu modern sistemler; eski nesil 3x8=24 vitesli sistemlerden katbekat daha hafif, daha kararlı çalışıyor ve zincir atma riskini sıfıra indiriyor. Sayılara değil, komponentin serisine (Örn: Shimano Deore, Sora, Tiagra vb.) odaklanmamak cüzdanı yorar.
Özetle;Bisiklet alırken yapılan en büyük hata, "araştırmadan, denemeden ve anlık hevesle" karar vermektir. Eğer bu hatalardan kaçınmak istiyorsanız; bisikleti internetten sipariş etmeden önce mutlaka bir bayide üzerine oturun, bacak boyunuzu ölçün ve süreceğiniz yolları gözünüzün önüne getirip türe öyle karar verin.
 

Konuyu Okuyanlar (Toplam: 0, Üye: 0, Ziyaretçi: 0)

Geri
Üst