• Amacımız; bilgi paylaşımının, dostluğun ve saygının ön planda olduğu, her seviyeden bisikletçinin kendini rahatça ifade edebileceği bir ortam sunmaktır. İster ilk bisikletini alan biri olun, ister yıllardır pedal çeviren deneyimli bir sürücü… Burada herkesin anlatacak bir hikâyesi, paylaşacak bir bilgisi ve keşfedecek yeni yolları vardır. Bu sekmeyi bir daha görmemek üzere kapatabilirsiniz.

Bir Bisikletçiyi Anında Çileden Çıkaran O Meşhur Hareketler

okutan

Yönetici
Puan 18
Çözümler 3
Selamlar herkese,

Bisiklet sürmek her ne kadar harika bir meditasyon ve özgürlük aracı olsa da, özellikle Türkiye trafiğinde ve sokaklarında pedal çeviriyorsanız, sinir katsayınızın bir anda tavana vurması saniyeler alabilir. Bir bisikletçinin huzur dolu sürüşünü anında bir cinnet anına dönüştürebilecek, adeta "kırmızı çizgi" niteliğindeki o hareketleri sıralıyoruz.

Eğer bisikletçiyseniz muhtemelen okurken bile nabzınız yükselecek; eğer araç sürücüsü veya yayaysanız, lütfen bunlardan uzak durun!

1. "Burası Yol, Kaldırımdan Git!" Diye Bağıran Sürücüler​

Karayolları Trafik Kanunu’na göre bisikletin bir taşıt olduğunu ve kaldırımda sürülmesinin yasak olduğunu bilmeyen, dünyadan bihaber sürücülerin camı açıp akıl vermesidir. Sağ şeritte nizami bir şekilde hakkınız olan yolda giderken arkanızdan sürekli kornaya basıp, yanınızdan geçerken bu cümleyi kuran sürücü, bisikletçide anında "trafik kanununu fırlatma" isteği uyandırır.

2. Aynaya Bakmadan Açılan O Ölümcül Kapılar (Dooring)​

Yol kenarına park etmiş araçların içindekilerin, arkadan gelen trafiği zerre kontrol etmeden "çat" diye sol kapıyı açmasıdır. Bisikletçi için bu bir kapı değil, aniden beliren bir duvardır. Son anda kurtulsanız bile o adrenalin patlaması ve kalbinizin ağzınızda atması, kapıyı açan şahsa karşı içinizdeki tüm sevgiyi bitirir.

3. Bisiklet Yolunu "Otopark" veya "Yürüyüş Parkuru" Sananlar​

Belediyelerin binbir güçlükle yaptığı, maviye boyalı o daracık bisiklet yollarının uğradığı işgallerdir:
  • Dörtlüleri yakıp "İki dakika bankamatiğe bakıp çıkacağım" diyerek bisiklet yoluna park eden araçlar,
  • Yan yana el ele tutuşup, arkadan gelen zili duymazdan gelerek bisiklet yolunda ağır çekim yürüyen yaya grupları,
  • Bebek arabasını inadına o yoldan sürenler..."Yahu sizin koca caddeniz/kaldırımınız var, bizim tek yerimiz burası!" feryadı kulaklarda çınlar.

4. Sıkıştırıp Geçtikten Hemen Sonra Önünüzde Sağa Dönenler​

Şehir içinde giderken arkadaki aracın sizi geçmek için motoru bağırtarak agresif bir hamle yapması, sizi bariyerlere sıfırlayarak geçmesi ve tam önünüze geçtikten 2 metre sonra sağdaki sokağa dönmek için zınk diye frene basmasıdır. Madem hemen sağa dönecektin, neden 3 saniye arkamda beklemek yerine hayatımı tehlikeye attın sorusu cevapsız kalır.

5. "Kaça Bu? Motor Alırdın O Paraya" Muhabbeti​

İşin bir de sosyal boyutu var. Bisikletinizi park ettiğinizde veya bir kahve molası verdiğinizde yanınıza yanaşıp bisikletin fiyatını soran, dürüstçe cevap aldığında ise yüzünü ekşitip "Hadi canım, buna bu para verilir mi? Üstüne az daha koyar Cup motor/Tofaş alırdın" diyen dayılar... O bisikletin arkasındaki teknolojiyi, harcanan emeği ve spor kültürünü açıklamaya çalışmak yerine derin bir nefes alıp oradan uzaklaşmak en doğrusudur.

6. Yanınızdan Milimetrik Geçen Dev Araçlar (Hafriyat Kamyonları ve Otobüsler)​

Emniyet şeridinde veya en sağda kendi halinizde giderken, arkadan gelen bir şehir içi otobüsün veya hafriyat kamyonunun size 20 santim mesafeden vınnn diye geçmesidir. Sadece çarpma riski değil, o dev araçların yarattığı rüzgar vakumu (hava türbülansı) bisikletçiyi altına çekmeye çalışır. Bisikletçinin ömründen net 5 yıl gider.

7. Gruba Arkadan Sinsice Yanaşan Başıboş Köpekler​

Yokuş yukarı, nabzınız 180 olmuş, ciğerinizi yolda bırakmak üzereyken çalılıkların arasından aniden fırlayan veya yol kenarında yatarken bir anda gözünü size dikip havlayarak koşan dostlarımız... Bisikletin dönen tekerlekleri ve zincir sesi onları tetikler ama o yorgunluğun üzerine yapılan o depar, bisikletçiyi hayattan soğutur.

Özetle: Bir bisikletçinin trafikte tek bir isteği vardır: Görülmek ve saygı duyulmak. Ne yoldaki araçların düşmanıyız ne de kaldırımların sahibiyiz. Sadece kendi enerjimizle, doğaya zarar vermeden bir noktadan bir noktaya gitmeye çalışıyoruz.

Sizi bu listede en çok çileden çıkaran, "Görünce bisikleti fırlatasım geliyor" dediğiniz madde hangisi? Ya da buraya eklemek istediğiniz efsane bir anınız var mı?
 

Konuyu Okuyanlar (Toplam: 0, Üye: 0, Ziyaretçi: 0)

Geri
Üst